Spotlight

Dün izledim filmi. 2016 en iyi film Oscar’ını kazanan ve doğrusu sıkıcı olacağını düşündüğümüz için önceden izlemediğimiz bir filmdi. Merak ettik haliyle ve geçtik ekranın karşısına. Son derece rahatsız edici bir konuyu, müthiş akıcı, ajitasyona kaçmadan, dram kokutmadan, propagandanın gözünü çıkarmadan ve usta oyunculukların zevkini çıkarmamızı sağlayacak şekilde işlemişler. “İzlenmeli” kategorisinde 🙂

MV5BMjIyOTM5OTIzNV5BMl5BanBnXkFtZTgwMDkzODE2NjE@._V1_SX640_SY720_

Film, zamanında Vatikan dahil Hristiyan aleminin epey karışıp, mecburi bir  öz eleştiri ve revizyona gitmesini sağlayan bir rezaletin ortaya çıkarılışını anlatıyor. Araştırmacı gazeteciliğin ne menem bir şey olduğunu anlatmak için basın yayın okullarında filmin irdelenmesi gerekli diye düşünüyorum. Günümüzde modern şehir hayatındaki en elzem mevzu olan “hız”ın, aslında olayları olduğu kadar hayatı da derinlemesine yaşamamıza nasıl engel olduğu daha güzel anlatılamazdı.

Boston Globe gazetesinin özel olayları araştırıp haberleştiren Spotlight denen bir bölümü var. 4 kişilik bir ekip. Konuyu kendileri belirliyor. Diledikleri kadar bir süre araştırma yapabiliyorlar. Araştırmalarını istedikleri seviyede gizli tutabiliyorlar. Buna gazetede çalışan diğer insanlar, hatta editörleri bile dahil. Bu özgürlük ve güven yüzünden böyle etkileyici haberler yapılabiliyor. Bu haberler bir şeyleri değiştirebildiği için bu insanlar canla başla çalışmaya devam edebiliyorlar. Bu özgürlük ve güven sayesinde deneyim kazanıp, sonuçlarının etkileri sayesinde cesaretle haber yapabiliyorlar diye düşünüyorum. İfade özgürlüğü böyle bir şey olmalı. Haber Pulitzer ödülüne de layık görüldü. Günümüz teknolojisindeki haberin anlık ve hızlı bir şekilde erişiminin, içerik ve derinlik anlamında bizden çok şey götürdüğü fikrindeyim. Araştırmacı gazeteciliğin yaşatılması ve internet platformlarında gerekli yeri bulabilmesini diliyorum.

Michael Rezendes, Ben Bradlee Jr., Sacha Pfeiffer, Walter Robinson, Martin Baron, Matt Carroll
Gerçek gazeteciler

Filmin baz aldığı konunun din yönü oldukça düşündürücü. Savaşlardan yoksulluğa, açlıktan sömürgeciliğe kadar pek çok olumsuzluğun çıkış noktasının din olduğu malum. İçinde hümanizm adına öğretileri barındıran bir olgunun tüm bunlara yol açabilmesi, insanın içindeki kötülüğün kudreti konusunda dehşete düşürüyor insanı. Aamir Kahn’ın PK filminde nefis şekilde anlattığı gibi günümüz dinlerinin yaşayışını ciddi anlamda sorgulamak gerekli. Spotlight her ne kadar olayı direk din açısından ele almamış olsa da, bu sistemi deşmeye yönelik bir çabayı konu edinmesi bakımında taktire şayan.

Filmde azınlıklar ve 11 Eylül konularındaki ufak dokundurmalar da oldukça yerindeydi.

Filmdeki oyunculuk etkileyici. Karakterleri anlıyor, içinde bulundukları durumu ve kişisel çabalarını heyecanla paylaşıyorsunuz. Bu duygunun izleyiciye geçmesini sağladıkları, bunu da ağdalı ve taraflı bir oyunculukla yapmamaları beni hayran bıraktı.

Yönetmen : Tom McCarthy

Senaristler : Josh Singer, Tom McCarthy

Oyuncular : Mark Ruffalo, Michael Keaton, Rachel McAdams, Brian d’Arcy JamesLiev Schreiber, John Slattery, Stanley Tucci

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s