Doğanın Hikâyesi

Sabahları daha geç doğmaya başladı güneş. Kışın belki de en sevdiğim yanı bu güneşin doğuşu seremonileri. Kendini yavaştan belli mi ediyor bu aralar nedir? Bir haftadır kesilmeyen bir rüzgara teslim Ayvalık. Unutmayın beni der gibi sonbahar. Yolda sanırım.

Rüzgarın hikayeler anlattığını, güneşin doğarken dağları yerinden oynattığını, denizin dalgasında, kumların süzülmesinde bir nağme olduğunu, tomurcukların patlarken ağaçların fısır fısır konuştuğunu siz de duyuyor musunuz? Bu kadîm hikayeler bir çam fıstığı çekirdeğinden koca bir ağaç nasıl yetişir anlatıyor mu size de?

Çocukların büyümeleri nasıl da hızlanıyor gözümde baktıkça bu döngüye! İnsan yaşamı küçülürken, daha da anlam kazanıyor. Bir anda olan her şeyin uzun bir geçmişe sahip olması önemli hâle geliveriyor.

Zamanı akıtan biz miyiz, o kendi halinde salınıyor mu yoksa? Ne dersiniz?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s