Sosyal Hayatlar

Okumaya biraz ara verdim bu aralar. Her gün neredeyse düzenli okuyorum yine, ama süresi kısaldı. Sebebi de sosyal medya elbette. Farkında mısınız giderek sadeleşmemiz, düzenlenmemiz gereken şeyler artıyor.

Yıllar önce bir gün mesaide bir arkadaşım bir siteden bahsetmişti. İnsanlar fotoğraf yüklüyormuş diye hayretle kurcalamaya başlamıştık. Reklam sektörü bu tarz yenilikleri doğası gereği pek çabuk içselleştiriyor. Facebook idi o site ve biz gün boyunca fotoğraflara bakıp, kimler var diye gıybetin dibini görmüştük. Hey gidi günler. Eskidi artık ardı ardına eklenen onlarca farklı uygulama sayesinde. Yine de yaş olgunluğuna ermiş bir önceki nesille aynı frekansı tutturabilmek adına hâlâ en nefis uygulama. Hele de kasabada iseniz, mahalle gazetesi kıvamında. Gücü de yadsınamaz üstelik bu anlamda.

Sonra bizim neslin en rağbet ettiği uygulama var. Bildiniz evet, şahane hayatların ve eğlencenin, gezip tozmanın ve lezzetli yemeklerin mekanı Instagram. Neyi takip edip, o çok kıymetli vaktimi ve dahası zihnimin modunun ne yöne evrileceğini belirlemeye çabaladığım bir yer bu aralar. Kütüphane sayfası sayesinde bir topluluk oluşturma, gönüllü çalışmalara ulaşma gibi faydalarını da ilk elden deneyimlediğim yer ayrıca. Bu aralar kütüphane sayfasını devredip, kendi içime dönme aşamalarıma başladığım ilk basamak. Sıkıldım sanırım insta hayatlardan bu aralar.

Dahası Twitter, Line, Swarm, Vine, Linkdln, Thumblr, YouTube… Sosyal durumunuza, yaşamınıza, teknoloji ile muhabbetinize bağlı bir dolu uygulama. Goodreads, Watpatt gibi uygulamalar ve bloglar var daha. Yazarken bunaldım. Bu çeşitlilik acaba hep kendi gibi insanlara ulaşma, seçenekleri çoğaltma, yalnızlık hissini sağaltma ile mi ilgili? Düşünmek için bir şey daha işte…

Benim için blog yazmanın yeri ve keyfi sanırım hepsinden farklı. Bir kere yazıların okunması pek çoğuna zor geliyor. Uzun yazıların okunma oranları düşüyor. Üstelik yoğun bir yazı bombardımanı var. Ben de üstüne uzun yazmayı seviyorum. Kendi düşüncelerimi yazarken dinlemek, bir anlamda kendimle muhabbet derdim. Yani denklemi kurdunuz sanırım ey bir avuç bu yazıyı okuyan çok değerli insan. Biz bizeyiz sonuçta her türlü bombardıman altında 👍😊

Kocakarı soğukları bastırmış, bahar kapıdan bakmış, cemreler havaya, suya, toprağa kavuşmuş ve tatile az bir şey kalmışken, bir güzel Ege kasabasında kendi içime doğru, doğanın kalbine doğru, kitapların dünyasına, bana keyif veren uğraşlarıma dogru, çoluk çocuk sakince koşar adım ilerlemenin vakti gelmiş. Gerçek hayata yani 😉

Sosyal Hayatlar’ için 4 yanıt

  1. Aklımdan geçenleri satırlara dökmüşsünüz resmen, özellikle uzun yazıların okunmaması. Sosyal medyadan arınmış birisi olarak zamanı daha verimli kullanabildigimi fark ettim, keşke herkes sosyal medya mecrasında boy göstermek yerine, kitap evlerinde veya evde oluşturduğu minik kütüphanelerde vakit geçirse. Emeğinize sağlık, uzun olmasına rağmen okudum 😊

    Liked by 2 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s